TEK EBEVEYN İLE BÜYÜMEK

Tek ebeveynli aileler çoğunlukla kadınlardan oluşuyor ve sayısı gün geçtikçe artıyor. Peki bu durum çocukları nasıl etkiliyor?

Geleneksel anne, baba ve çocuk modelli aileler artık bir model değil. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2021 yılında 174 bin 85 çift boşanırken 165 bin 937 çocuk velayete verildi. Çoğu zaman ebeveyn annedir ve bu sayı son yıllarda giderek artmaktadır. Bugün her 10 aileden ikisi bekar ebeveynler.

Bu anneler ne gibi sorunlarla karşılaşıyor?

Çocuk sadece bir ebeveyn tarafından büyütülmeyi nasıl deneyimliyor?

Tek ebeveynli aile sorunları

Ebeveyn birliklerinin kırılganlığının giderek daha fazla tek ebeveynli aileyi cezbettiği bir gerçektir. Çocuklarını tek başına büyütenler büyük oranda annelerdir. Ayrıca bu tek ebeveynlerin sadece yarısı tam zamanlı bir işte çalışabilmekte ve bu nedenle en iyi barınma koşullarında yaşamaları oldukça zordur. Geçimlerini sağlamak için bu ailelerin %10 luk bir kısmı bir ebeveynle birlikte yaşıyor. Tek ebeveynli bir ailede en az 2 milyon civarında çocuk yaşıyor.

Bu anneler başka sorunlarla da karşılaşıyor mu?

Elbette karşılaşıyorlar, örnek olarak belirsiz iş geliri diyebiliriz. Çünkü genellikle daha az nitelikliler ve iş gücü piyasasında daha az elverişli durumdalar. Gerçekten de çocuk bakımı veya babadan daha az gelir gibi bekar anneler olarak durumlarıyla ilgili kısıtlamaların üstesinden gelmeleri gerekiyor. Yarı zamanlı çalıştıkları için tam zamanlı annelere kıyasla daha fazlasını temsil ediyorlar. Dolayısıyla tek ebeveynli ailelere ayrılan nafaka ve sosyal yardımlar olmasına rağmen düşük gelirli oldukları için daha yüksek parasal yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Tek ebeveynli bir ailede çocuğun hissi nedir?

Bazıları, babalık rolünün yeri doldurulamaz olduğu için aynı anda hem anne hem baba olunamayacağını söylüyor. Ama asıl soru şu ki: Bu aile yapısının çocuklar üzerinde bir etkisi var mı?

Tek ebeveynli oldukları ilk dönemlerde tüm çocuklar, evden ayrılan ebeveynini bir daha görememe korkusu ya da vefat eden ebeveynine karşı duyulan özlem duygusu nedeniyle büyük bir üzüntü, mutsuzluk ve yalnızlık içinde olabilirler. Özellikle 12 yaş ve üzerindeki çocuklar, çevresindekilere veya yakınlarına karşı eskisine göre daha hırçın ve öfkeli olabilirler. Tek ebeveynli olduktan sonra 12 yaş ve üzerindeki çocuklar ebeveynlerinin kendilerine duydukları sevginin azalacağını düşünebilir; daha küçük yaştaki çocuklarda anne babasının neden ayrıldığını anlamaya çalışacaklardır.

Eğer ki çocuk tek ebeveynli olduğu ilk zamanı hatırlamayacak kadar küçük ise bu tür sorgulamalarını okula başladıktan sonra yapacaktır. İlerleyen süreçlerde de tek ebeveynli olmaktan dolayı çocukların kendilerini mutsuz hissetmesinin nedenlerinden birisi de ailecek birlikte yapılan faaliyetlerin artık sadece anne ya da baba ile yapılmasıdır. Çocuklar özellikle kendi yaşıtlarıyla ailece bir araya geldikleri faaliyetlerde ebeveynlerden birinin yokluğu çocukta eksiklik hissi yaratabilir. Bazı çocuklar zamanla tek ebeveynli olmayı kabullenmeye başlayabiliyor. Bu durum daha çok vefat yaşayan çocuklarda görülüyor. Anne-babası boşanmış olan çocuklarda anne-babalarının tekrar bir araya gelmeleri ile ilgili umutları kabullenme sürecini zorlaştırmaktadır. Ebeveynin diğer ebeveyn yokluğunda da mutlu olabilmesi bu mutluluğu çocuğun görmesi ve her ebeveynle de düzenli iletişim içinde olmaları bu süreci kolaylaştıranlardandır.

Yapılan bazı araştırmalara göre tek ebeveynli çocukların daha fazla sağlık sorunları yaşadığı, alkol tüketimi ve uyuşturucu kullanma ayrıca kumara yönelik eğilimlerinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Boşanmaya çocuk kısa süreli veya uzun süreli tepkiler verebilir. Kısa süreli tepkiler olarak öfke, utangaçlık, umutsuzluk, güvensizlik ve somatik yakınmalar diyebiliriz. Uzun süreli tepkiler olarak alkol kullanımı, kaygı düzeyinin yüksekliği, intihar eğilimi ve depresyon düzeyinde artış diyebiliriz.

Tek ebeveynlerin karşılaştığı zorlukları azaltan yöntemler nelerdir?

  • Çocuklarınıza karşılıksız/ koşulsuz sevginizi gösterin.

Eş olarak ayrılmış olmanız çocuklarınızdan da ayrıldığınız anlamına gelmez. Çocuklarınıza zaman ayırın, onların sevdiği kitapları okuyun, oyun oynayın, yapmaktan hoşlanacağı aktiviteler düzenleyin. Sevginizi fiziksel veya duygusal olarak göstermekten asla çekinmeyin.

  • Çocuğunuzla konuşun.

Çocuğunuzla mutlaka durumu uygun bir şekilde konuşun, açıklayın. Çocuğunuzun duygularını, korkularını, endişelerini dinleyin. Çocuğunuzun duygularını anladığınızı, onun yanında olduğunuzu hissettirin. Çocuklar hissettikleri duyguları tam anlamı ile seçemezler ve duygularının ebeveynleri tarafından anlaşıldığını ve kabul edildiğini hissettiklerinde duygusal olarak rahatlar, nefes alırlar. Eğer bu dönemde gerekiyorsa çocuğunuz ile ilgili destek alın ve mümkünse eski eşinizle çocuğunuz ile ilgili konularda iletişiminizi kesmeyin.

  • Rutin oluşturun.

Uyanma, kahvaltı, evden çıkma, sosyal aktivite, akşam yemeği, yatma gibi günlük rutinler oluşturun. Hayatınızda bir düzen olsun ve olağandışı durumlar dışında bu rutine sadık kalmaya çalışın.

  • Çocuğunuza bakım verecek kişiyi doğru seçin.

Çocuğunuza sizin dışınızda başka biri bakım verecek ise bu kişiyi dikkatli seçin. Hem güvenebileceğiniz hem de çocuğunuza ihtiyacı olan desteği ve bilgiyi sunabilecek biri olsun.

  • Açık ve net kurallar koyun.

Çocuğunuzun hayatında düzen oluşturabilmek adına net kurallar koyun ve kurallara uyum sağlayın. Hayatınızdaki diğer yetişkinlerinde bu kurallara uyum sağladığından emin olun.

  • Kendinizi suçlu hissetmeyin.

Çocuğunuz tek ebeveyn ile büyüdüğü için kendinizi suçlu hissetmeyin. Kuralları uygulamakta kararlı olun ve tek ebeveynle büyüdüğü için çocuğunuzu şımartmayın.

  • Kendinize zaman ayırın.

Güzel bir planlama yaparak kendinize zaman ayırın. Arkadaşlarınızla görüşün ya da tek başınıza zaman geçirin. Egzersiz yapın, iyi beslenin ve güzel bir uyku düzeni oluşturun.

  • Yardım alın.

Sürecinizi kabul edin ve ailenizden, arkadaşlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Gerek maddi gerekse manevi yardım istemekten kaçmayın. Devlet yardımlarını araştırabilirsiniz, diğer tek ebeveynler ile birbirinize destek olabilirsiniz.

  • Konuştuklarınıza dikkat edin.

Çocuğunuzun yaşına uygun olmayan, yetişkinlerle ilgili konuları çocuğunuz ile detaylı bir şekilde konuşmayın. Diğer ebeveyni hakkında çocuğunuzla konuşurken kullandığınız kelimelere dikkat edin. Çocuğunuzun bilmesi gereken konular dışında, kendi sıkıntılarınızı çocuğunuza yansıtmamaya çalışın.

  • Çocuğunuzla birebir zaman geçirin.

Çocuğunuzla sadece ikinize ait bir zaman ayırın. Birlikte yapmaktan keyif aldığınız aktiviteleri yapın.

  • Rol model oluşturun.

Çocuğunuzun diğer ebeveyni çocuğun hayatında değil ise bu cinsiyetten birini rol model olarak çocuğunuzun hayatına tanıtabilirsiniz. Bu kişi illa romantik bir partner olmak zorunda değil, çocuğun güvenebileceği ve çocuğun hayatında düzenli olarak bulunabilecek biri olmalıdır. Eğer böyle bir seçeneğiniz yoksa çocuğunuza karşı cins ile ilgili pozitif mesajlar verin, toplumsal yargı ya da önyargılardan etkilenmemesi için çabalayın.

  • Çocuğunuzun hayatına giren kişiler konusunda dikkatli olun

Boşanma ya da kayıp sürecini atlattıktan sonra yani kendinizi kabullenmiş hissediyorsanız ve hayatınıza yeni bir partner dahil etmeyi düşünüyorsanız, çocuğunuzun eski eşiniz ile olan süreci kabullendiğine emin olun. Ardından, yeni partnerinizi özellikle çocuğunuzun rutinini etkilemeyecek şekilde ailenize dahil etme konusunda çocuğunuzla fikir alışverişi yapın.

Siz ya da çocuğunuzun destek almaya ihtiyacınız olduğunuz düşünüyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun.

Kaynak
https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Evlenme-ve-Bosanma-Istatistikleri-2021-45568


Şefika Nur Doğan
Çocuk Gelişimci & Aile Danışmanı