Montessori yöntemi, çocukların öğrenmesine ve keşfetmesine odaklanmış bir pedagojik öğrenme yöntemidir. Üstelik bu yöntem sadece akademik odaklı eğitim vermeyen, sosyal, duygusal ve fiziksel yönü de ön plana çıkaran bir metodolojidir. Amacı, fiziksel, entelektüel ve duygusal yetenekleri maksimuma çıkarmaktır. Peki tam olarak nasıl bir öğretim yöntemidir?
Montessori Yöntemi Nedir?
Montessori yöntemi, çocuğun yeteneklerinin özel olarak geliştirilmesine odaklanan bir eğitim sistemidir. Aslında, öğretimin çocuklarının deneyimlerine odaklandığı ve öğretmenlerin ise çocukların her yönden yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olan birer rehber olduğu bilinmektedir. Kısaca, Montessori eğitimi, çocukların kendi hızlarında ve nasıl öğrenmek istediklerinde öğrenebileceklerine öncelik verir. Bu nedenle de bu eğitim tarzında insanlar destek alarak kendileri için kararlar alırlar.
Montessori Pedagojisi Nasıldır?
Tüm Montessori okulları benzersiz olsa da bazı özellikleriyle diğer okullardan kolaylıkla ayırt edilebilirler. Montessori yönteminin en dikkate değer yönleri nelerdir?
1- Farklı yaşlardan oluşan çocuk grupları: Montessori pedagojisinin en önemli ve en özel özelliklerinden biridir. Bunun nedeni ise küçük çocukların daha büyük sınıf arkadaşlarından bazı bilgileri iyi öğrenebildikleri ve gruptaki büyük çocukların küçük çocuklara zaten bildiklerini öğretirken daha fazla bilgiyi akıllarında tutabilmeleridir.
2- Her etkinliğin seçimi: Montessori pedagojisinde tek bir yaklaşım yoktur. Aslında Montessori öğretmenleri, her zaman uygulamalı etkinlikler ve dersler yoluyla genellikle keşfetmeyi ve güvenli, bağımsız öğrenmeyi teşvik ederler. Başka bir söylemle ise, bu tür pedagoji doğal meraka öncelik verir ve bu nedenle çocuklar çevrelerindeki dünyayı keşfetmekte ve öğrenmekte kendilerini özgür hissederler.
3- Kesintisiz zaman blokları: Her çocuğun öğrenme süreleri farklıdır. Bu nedenle de Montessori yönteminin özellerinden biri de tam olarak çocuklara farklı beceriler kazanmaları için gereken zamanı vermektir. Bu da herkesin uygun gördüğü zamanı belirli bir faaliyete ayıracağı, böylece herkesin düşündüğü hızda gideceği anlamına gelir. Kısaca her çocuk kendi etkinlik zamanını kendisi belirler.
4- Çocukların liderliğinde çalışma: Montessori okulunun amaçlarından biri, çocukların bir sınavı geçmek için kafalarını verilerle doldurmaktan vazgeçmelerini sağlamaktır. Aksine, bu eğitim yöntemi somut bir test için ezberlemeye ihtiyaç duymadan çocukların bilgilerini geliştirmeye ve genişletmeye odaklanır. Bu pedagojide çocuklar “sınırlı özgürlük” olarak adlandırılan ve “çocukların yönlendirdiği çalışma” olarak tanımlanan şeye sahip olacaklardır. Bu da öğretmenlerin her gün öğrencilerine farklı etkinlikler gerçekleştirme fırsatı vermesinden oluşur. Montessori okullarındaki faaliyetler grup halinde ya da bireysel olarak yapılabilir.
5- Emici zihne odaklı: Tüm araştırmalar, çocukların büyük miktarda bilgiyi özümseme yeteneğine sahip olduğunu göstermiştir. İşte tam da bu nedenle okul öncesi ve ilkokul yılları çocukların beyin gelişimi için çok kritik dönemlerdir. Bu sebeple de Montessori metodojisinde birçok bilginin bütünsel bir şekilde geliştirilmesi teşvik edilir.
6- Öğrenme için hassas dönemler: Montessori pedagojisine göre çocuklar dört gelişim aşamasından ve düzleminden geçerler. Bu aşamaların her birinin öğrenme döngüsünde farklı ihtiyaçları vardır. Sonuçta, Montessori de diğerlerininkine “uymak” zorunda kalmadan, her çocuğun içinden geçtiği aşamaya saygı duymaya dayanmaktadır.
7- Hazırlanmış ortam: Montessori okulunda, sınıf ortamı öğrenmeyi otantik bir deneyim haline getirmek için dikkatlice tasarlanmıştır. Çocukların artan soyutlama düzeyleriyle öğrenmelerini sağlamak için çok çeşitli özel materyaller kullanılır. Bilgi, her zaman nitelikli bir öğretmenin rehberliğinde farklı materyaller aracılığıyla aktarılır.
8- Bağımsızlık ve keşif: Montessori pedagojisinde her çocuğun tamamen farklı olduğu kabul edilir ve bu nedenle ilgileri ve eğitim ihtiyaçları da değişir. Montessori okullarında genellikle çocukların kendi ilgi ve ihtiyaçlarını keşfetmeye büyük önem verilir. Bu daha çok keşfe dayalı öğrenme türüdür, benlik saygısı, çocukların bağımsızlığı, keşfi ve yaratıcılığıdır.
Yukarıda bahsettiklerim Montessori metodojisinin temel özelliklerinden bazılarıdır. Buna rağmen, her çocuğun kişiliğine, tercihlerine vb. bağlı olarak farklı yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu akılda tutmak önemlidir. Bu nedenle de Montessori okulu seçerken bunların dikkate alınması ve gerekirse okula bir ziyarete gitmek güzel olacaktır.
Şefika Nur Doğan Keleş
Çocuk Gelişimci & Aile Danışmanı
