Dikkat eksikliği nedir, ne değildir öncelikle buna bakalım. Dikkat eksikliği ile öğrenme ve hiperaktivite bozukluğu tanısı aşağıdaki 3 kritere göre ayrılır ve DEHB olarak doğrulanabilmesi için en az 6 ay süreyle belirtilerinin olması gerekir.
DSM IV tarafından tanımlanan kriterlere göre 3 tip DEHB vardır:
- Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite; Karışık Tip
- Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite; Baskın Dikkatsizlik Türü
- Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite; Baskın Hiperaktivite/ Dürtüsellik Türü
Dikkat Eksikliği ve Öğrenme Bozukluğu ile İlişkili Belirtiler
Baskın Dikkatsizlik Türü
- Çocuk ya da ergen ayrıntılara dikkat etmez ve okul görevlerini veya aktivite türlerini tamamlarken dikkatsiz hatalar yapar.
- Çalışırken ya da eğlenceli aktiviteler gerçekleştirirken dikkatini sürdürmekte zorlanır.
- Doğrudan konuşulduğunda dinlemiyor gibi görünüyor.
- Talimatlara uymaz ve okul ödevlerini, ev ödevlerini ya da diğer türdeki yükümlülüklerini tamamlamaz.
- Kendini organize etmekte zorluk çeker.
- Kendini sürekli zihinsel çaba gerektiren görevlere adamaktan kaçınır yada hoşlanmaz.
- Okul ödevlerini ya da diğer faaliyetlerini yürütmek için gerekli olan nesneleri ve malzemeleri kaybeder.
- Kolayca dağılır ve önemsiz uyaranlarla dikkati dağılır.
Tanımlanan tüm semptomların belli sıklıkta ve okul, ev, boş zaman aktiviteleri ve diğer yerler gibi farklı ortamlarda ortaya çıkması önemlidir. Bu zorluklar yalnızca okul ortamında kendini gösteriyorsa tanı konulamaz. Bazı çocuklarda dikkat bozuklukları dürtüsellik ve davranışlarla ilgili problemlerle ilişkili ise hiperaktiviteden kaynaklanabilir.
Baskın dürtüsellik türü aşağıdaki belirtilerden tespit edilir:
- Çocuk ya da ergen daha soru formüle edilmeden cevap verir, sırasını beklemekte zorlanır.
- Sık sık başkalarının sözünü keser, konuşmalara, oyunlara müdahale eder.
Baskın hiperaktivite tipi aşağıdaki semptomlardan tespit edilir:
- Çocuk ya da ergen sürekli olarak ellerini ve ayaklarını hareket ettirir ve sandalyesinde kıpırdamanmayı asla bırakmaz.
- Sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda sıklıkla ayağa kalkar.
- Uygunsuz durumlarda sürekli koşar ya da zıplar.
- Kendini sessizce eğlenceli aktivitelere adamakta zorlanır.
- Sanki sürekli olarak bir motora takılıymış gibi davranır.
- Aşırı konuşur.
Dikkat Eksikliğinin Kökeni Nedir?
DEHB, çeşitli kökenlerden kaynaklanan faktörlerden, özellikle biyolojik, nörolojik ve psikolojik kökenli faktörlerden kaynaklanmaktadır; bu sorunların, intrauterin travmma ( yani anne karnında travma), doğumda, toksinler/ gıda ve çevresel alerjiler gibi önemli biyolojik bileşenine rağmen, DEHB’ ye neden olan başka durumlar da vardır ve dikkat sorunlarını daha da kötüleştirebilir.
Duygusal tipte sorunlar ve yoğun meşguliyetler, sinirsel ilişkilerin verimsiz olmasından kaynaklanan gelişimsel gecikmeler nedeniyle çocuklarda ve ergenlerde konsantrasyon güçlüğüne neden olabilir.
Benzer şekilde, ebeveynler, öğretmenler ve bir çocuğun ya da ergenin eğitiminde yer alan çeşitli aktörler arasındaki eğitim kriterlerindeki önemli farklılıklar, dikkat eksikliği ve davranış sorunlarını artırabilir. Sınırlı benlik ve sağlıklı bir benlik imajı geliştirmede zorluk çekebilir.
BU ÇOCUKLARLA NASIL ÇALIŞABİLİRİZ ?
Dikkat sorunlarının kapsamının yanı sıra bunların ortaya çıktığı bağlam ve durumları da analiz ederek her durumda doğru tanıyı koymak önemlidir. Bu anlamda, örneğin anketlerin yanıtlanması için ebeveynler, öğretmenler ve gözetmenler arasındaki işbirliği oldukça önemli ve gereklidir.
Eylem hatları genellikle aşağıdaki gibidir:
- Ebeveynlere dikkat eksikliği hakkında bilgi ve eğitim kuralları eğitimi.
- Çocuğun konsantre olmayı ve kendini kontrol etmeyi öğrenmesine yardımcı olmak amacıyla bilişsel- davranışsal eğitim.
- Bu çocukların akranlarıyla çok erken yaşlarda ilişki kurmada sorun yaşama eğiliminde olmaları nedeniyle gelişmiş sosyalleşme alışkanlıkları.
- Psiko- pedagojik düzeyde rehabilitasyon dikkat ve öğrenme güçlükleriyle ilgilidir, çünkü bu çocuklar sıklıkla okuma, yazma ve hesaplama becerilerinde gecikme gösterirler.
Ancak DEHB’ nin çoklu kökenleri göz önüne alındığında, bu patolojiyi etkili bir şekilde tedavi etmek için multidisipliner bir terapötik yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.
Şefika Nur Doğan Keleş
Çocuk Gelişimci & Aile Danışmanı
